AHLAK VE ADABI  
0
 
     
 
 
 
 Ashabı Kiram Peygamberimizi Anlatıyor
 
 
 
 
 

   Zeyd b. Sabit Hazretlerinden Peygamberimiz (s.a.s.) durumu hakkında bilgi istediler, Hz. Zeyd: "Eğer O'nun bütün durumlarından soruyorsanız O bir denizdir ki, kenarı yoktur. O'nun ahlake ve ahvali uçsuz bucaksız bir denizdir Eğer bazı durumlarından sorarsanız layıkıyla iç yüzüne erebildiğim bazı bilgileri size aktarayım." der ve şunları anlatır: 'Peygamberimiz (s.a.s.) 'e komşu idim. Kendisine vahy geldiği zaman bir adam yollayarak beni çağırırdı. Ben de huzuruna girer ve nazil olan vahyi yazardım Peygamberimiz (s.a.s.) 'in huzurunda biz bazen dünya işlerinden konuştuğumuz zaman o da ahlakının büyüklüğünün eseri olarak bizimle dünya işlerinden bahsederdi. Biz ahiretten bahsetsek bizimle beraber ahiret işlerinden bahsetmeye koyulur, eğer biz tutup da yemekten bahsetsek bu sefer de bizimle yemekten bahseder, ,yemeklere ve birtakım yiyeceklerin fayda ve zararlarına dair bilgi verirdi. Anlatmış olduğumuz bu hususların hepsini size Rasullullah (s.a.s.) 'den haber vermekteyiz.

   Amr b. As (r.a) anlatıyor: ' Peygamberimiz(s.a.s.) aralarında ülfet ve yakınlık doğsun da İslam 'a girsinler diye toplumdaki şerli kişilere lütuf ve kerem ile muamele eder, güleryüz gösterirdi. Peygamberimiz (s.a.s.) bana da iltifat ederlerdi. Hatta o derecede ki, ben Rasülullah (s.a.s.) 'in yanında en sevgili olduğum zannına kapıldım ve kendisine Ebu Bekir, Ömer, Osman mı, yoksa ben mi hayırlıyım, diye sordum. Üçüne de: 'Ebu Bekir, Ömer, Osman' diye cevap verdi. Bu esnada ben böyle bir soruyu sorduğuma pişman oldum. Zannımda yanılmıştım. Meğer Rasülullah (s.a.s.) 'in bana hüsn-i muamelesi bana iltifat içinmiş!"

   Hz. Aişe (r.a.) nakleder: Bir adam gelip Peygamberimiz (s.a.s.)'in huzuruna girmek için izin istedi. Peygamberimiz (s.a.s.) içeriden adamın sesini duyunca 'Bu adam kabilesi için de yaramaz ve kötü biridir!" dedikten sonra huzuruna kabul edip ona hilim ve kerem ile davrandı. Hz. Aişe (r.a) diyor ki: "O adam gittikten sonra ben: Ya Rasülullah, içeri girmeden önce onun kötülüğünden bahsettiniz huzurunuza girince ise güler yüz ve tatlı dille davrandınız. Bunun sebeb-i hikmeti nedir?" dedim. Peygamberimiz (s.a.s.) şöyle cevap verdi: "Ey Aişe, insanlar arasında azılı kötü kişiler vardır ki, ahali onların şerrinden korunmak için kendi haline terk eder, karşılaştıklarında da onunla müdara ederler. Maksat onun kötü söz ve davranışlarının önüne geçmektir. Ben de o adamın kötü söz söylemesine fırsat vermemek için ona karşı iltifatta bulundum.

   Hz. Aişe (r.a), Peygamberimiz (s.a.s.)'in ahlakını soran bir Müslüman'a: "O'nun ahlaki Kur'an idi" cevabını verdi. Keza yine böyle bir soruya şu cevabı verdi: 'Müminun Suresi'ni okuyabiliyor musun? Bu sureyi onuncu ayetine kadar oku! iste Allah Rasülü'nün (s.a.s.) ahlakı böyle idi."

   Bir gün fakir bir kadın, iki kızı ile Hz. Aişe'yi (r.a) ziyaret etmişti. Evde onlara ikram edebileceği ancak bir hurma vardı. Onu da getirip kızların annesine ikram etti.O da hurmayı ikiye bölüp çocuklarına yedirmişti.Hz. Aişe (r.a.) bu durumu Peygamberimiz (s.a.s.) e anlatınca şöyle buyurdu: "Çocukları hakkıyla sevmek ve onları korumak cehennemden kurtuluştur."

 
     
 
 
 


 
     
     
www.sonpeygamber.net