Medine'de,
mescid-i nebevide dikili bir hurma kütüğü vardı. Resulullah
hutbe okurken, bu direğe dayanırdı. Buna Hannane denirdi.
Minber yapılınca, Hannanenin yanına gitmedi. Ondan ağlama
seslerini, bütün cemaat işittiler. Minberden inip, Hannaneye
sarıldı. Sesi kesildi. (Eğer sarılmasaydım, benim ayrılığımdan
kıyamete kadar ağlardı) buyurdu.
Hasanı Basri Hazretleri, bu mucizeyi talebelerine ders verirken,kendisini
tutamaz göz yaşları arasında şöyle derdi:
'Ağaç, Resül-ü Ekreme (a.s.m.) meyl ve iştiyak gösteriyor.
Sizler
Resüle meyl ve iştiyak göstermeye daha ziyade müstahaksınız.'
Kuru, camid ağaçlar Kainatın Efendisine meyl ve muhabbet gösterirlerken,
biz şuurlu insanlar ona karşı lakayt davranırsak, acaba o
uru direklerden daha aşağı bir dereceye düşmüş olmaz mıyız?
Ona iştiyak ve muhabbet ise ancak sünneti seniyyesine ittiba
etmekle mümkündür.